Bir Sevdadır GALATASARAY

Aşk var mıdır ? Sevgi var mıdır ? Yoksa hissettiklerimiz neler ? Bu sorulara kafa yoran milyonlarca insandan biri olarak aşkın var olmadığına ama sevginin sadece ‘güçlü’ bir şekilde varlığına inandım.

Sevgiyi tarif ederken aklıma hep aynı örnek geliyor. Tuttuğum değil tutulduğum takım. Belki sizin için sıradan olacak ama bu benim için çok önemli. GALATASARAY diyince ailemden sonra ilk sırada gelen şeyi hissediyorum. O nedenle ona gelecek en küçük kötü lafta savunma mekanizmam devreye giriyor..

GALATASARAY a olan sevgimi tarif edemiyorum. Sadece ‘birini bu kadar seversem ancak evlenirim’ diyebiliyorum. 

Yanlış hatırlamıyorsam yıl 1999. O zamanlar aynı binada oturduğumuz dedem ve dayımlar vardı. Ben 5.5 yaşında bir çocuk olarak dayımın yanında tv izlerdim. Ben bildim bileli Bursasporlu olan dayım sürekli spor haberlerini takip ederdi. Bir fotoğraf karesi gibi sahne var zihnimde. Birgün hiç unutmuyorum dedemlerdeyiz. Dayım ve çocuklar da orada. Yerde çay bardakları 37 ekran tv de ise yeşil saha ve mavi star tv logosu. Dayım maç izliyor. ‘Dayı bu ne, adam hep GALATASARAY diyor olay nedir ?’ gibi bir soru sordum. GALATASARAY bi futbol takımı bu da Avrupa maçı yani ülkemizi temsil ediyor’ dedi. Başka takım yok mu dedim. Var ama şuan en iyisi GALATASARAY ama biz Bursasporluyuz diyip gülmüştü. 

O gün nasıl desem milad gibi. O saniye GALATASARAY a olan sevgim başladı diyebilirim. UEFA kupası finalini hayal meyal hatırlıyorum. Tv karşısında tek hatırladığım son penaltı. O penaltıdan sonra odanın ortasında tur attığımı hatırlıyorum. Sanırım o an anladım bu takıma bağlandığımı. 

Süper Kupa finalinde Raul Gonzales e hayranlığım başladı ama Jardel benim için bir peygamber gibiydi mükemmel bir oyuncuydu. Kupayı kazandırdığı o sahne yine bir foto karesi gibi hatrımda. İlkokuldayım o zamanlar, sınıftaki çocuklara karşı deli gibi savunduğum bir takımdı GALATASARAY. 2007 de zirveye çıkan, 2012 ye kadar durgunlaşan ve yeniden başlayan bir sevdaydı benim için.

Kadıköy’deki şampiyonluktan sonra erkekler ağlamaz lafından olsa gerek gözlerim dolunca gizlice sildiğim takım benim için. Hayallerimde yer alan gelecek planlamasının yanında, bir gün şampiyonlar ligi finalini görmek istediğim takım bu.

Sevmeyi GALATASARAY dan mı öğrendim yoksa sadece GALATASARAY ı mı sevmeyi öğrendim bilemiyorum. Bildiğim birşey varsa o da bu sevginin hep baki kalacağı ve beni çok mutlu ettiğidir. Benim için bir sevdadan fazlası o yüzden. Yetti üzdüğün beni, güldür artık yüzümü diye isyan edip o gece yine parçalı formasıyla uyuduğum takım bu. 

Neyse ki bu sevdanın yerini hiçbirşey almadı. Ne bir sevgili ne bir başka şey. Hayatım boyunca kopartmayacağım az sayıda bağdan birisi GALATASARAY. Ailemden sonra en değerli varlığım ülkem bayrağım ve GALATASARAY ım ise biz bu sevdadan ölene dek vazgeçmeyiz.

 

İyi ki GALATASARAY lıyım diyip formamızla uyuduğumuz bir geceye daha gelmiş bulunuyoruz. Belki ben düzgün anlatamadım ama bir sevdanın adıdır GALATASARAY. Real Madrid den 6 gol yiyince 3 gün kimseyle konuşamayacak kadar üzülüyorsam, sevda değil de nedir bunun adı ? 

 

Neyse ki GALATASARAY var. Seni seviyorum derken vicdanımın rahat olduğu GALATASARAY, iyi ki seni seviyorum.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s