Türk kızlarının şizofrenlik olgusu

iyi geceler sevgili arkadaşlar. bu yazımızda türkiye’de yaşayan ve türk kızı olarak lanse ettiğimiz kızların yaşadığı pskolojik problemleri konu edineceğiz.

bildiğiniz gibi türk kızı kavramı eşsiz benzersiz ve türünün tek örneğidir. üzerinde deneyler yapılan makaleler yazılan kuantum fizikçilerinin ve din adamlarının yoğun tartışmalarına konu olan bir canlıdan söz ediyoruz. insanoğlunun yaradılış teorisine göre hz. adem’den bu yana gördüğü en farklı tür ve evrimcilerin fikirlerine kanıt olarak gösterdiği türk kızından bahsediyoruz. konu ciddi ve olaylar karışık. bu konuda yazılacak çizilecek çok şey var. oysa biz türk kızlarının psikolojisinin ufak bir kesitini incelemeye çalışacağız. bu bile saatler alabilecek cinste oysa ki.

takdir edersiniz ki birer türk erkeği olarak sizin de akademik çalışmalarınız vardır ama ben kendi fikirlerimi açıklamak istiyorum önce. birleşik devletler ulusal kadın forumu 2014 konferansında konuşmasını yaptığım, aynı zamanda üniversite tezimin bir parçası olan bu konu hakkında elbette akademik çalışmalarım var benim de. konumuza girelim.

türk kızı türündeki canlının henüz sebebi ve kaynağı belli olmayan bazı farkları vardır. bunun türkiye’deki abazan potansiyeli mahalle baskısı gibi etkenlerle kızlardaki mutasyonla ortaya çıktığını düşünmekte bilimadamları. şuan evrenin varoluş sırrından daha büyük bir sır varsa o da türk kızlarının beyninin çalışma prensibidir.

tabi bir dizi deneyler yapıldı. 2009-2012 yılları arasında yaşları 11-17 arasında değişen 17000 türk kızı bu deneye tabi oldu. sonuçlar ise ilginç. deneklerin 11-13 yaş grubunun büyük kısmının sevgilisi var. sevgilisi olanların da olmayanların da hayali o çocukla birlikte üniversiteye gidip ileride evlenmek. 15-17 yaş grubunun ise bluğ çağının da etkisiyle fazla duygusal düşündüğü ve sevgililerinin hep onları aldatma potansiyeli olan canavarlar gibi görüldüğü sonucuna varılmıştır. fakat deneklerin hepsinin ortak düşüncesi var. istisnasız hepsi, bir gün romantik kaslı ve onları çok seven erkeklerle evlenmek istiyor.

öncelikle bu evlilik fikri üzerine durdu psikologlar ve fizikçiler. fakat en ufak bir sonuç çıkmadı. 3 semavi dinin ve özellikle müslümanların ileri gelen din bilim adamları da konuyu inceledi. lakin konu allah’ın bir lütfu değildi. hatta bilim dünyasında 3 semavi dindeki tanrı olgusunun bu konuyu atlayacak kadar saf olduğu konuşulmaya başlanmış ve islamın bugu diye konuşulmaya başlanmıştı bu konu. bilim dünyası bu sefer tanrının varlığını sorgulamaya başladı ve türk kızlarının bu evlilik merakının, tanrının kontrolünde olmadığını, dinlerin bir bugu olduğunu konuşmaya başladı. türk kızları bu sefer de bilimi birbirine düşürdü. dünya farklı bir kaosun içindeydi artık.

ama bir takım ne yaptığını bilen ve konudan sapmayan bilim adamları kızları incelemeye devam etti. bu sefer hayali karakter oluşturma olgusuna rastlandı. türkiye’de yapılan deneylerde kızların hayali bir karakter üretip ona aşık olduğu ve bu hayali karakterle yıllar geçirdiği ortaya çıkmıştır. hatta konuyla ilgili 2012 yılında orkid in ankara’da sunduğu türk kadınının gücü adlı panelde konuşmacılardan bir hanımefendi ‘türk kadını mükemmel erkeği yaratma gücüne sahiptir, karşısındaki keresteden bir özdemir asaf bir johnny depp ya da bir edward cullen yaratabilir. yeter ki istediği erkeği bilsin, o ona göre bir şekil verecektir o keresteye. eğer şekil verecek kereste yoksa, türk kadını o mükemmel erkeği hayallerinde yaratır ve o erkeği kendine bağlamayı başarır’ demiştir.

konuyu araştıran bilimadamları türk kızının türlü senaryolara göre hayali karakter yarattığını ortaya çıkarttı. reddedilen, kendi isteğiyle ayrılan, aldatan, aldatılan, platonik aşk yaşayan ve bilimum senaryoyu yaşayan kızların bir hayali kişiyi var ettiği kanıtlandı. buna göre türk kızı, aklında ürettiği bu hayali karakterle bu haftasonu çok güzel bir film izleyip film çıkışında yağmurda yürümüş, o gece sms le kavga etmiştir ve üzgündür. bu gibi sayısız aktivite yapılmaktadır hayali karakterle. burada dikkat edilmesi gereken temel nokta ise, türk kızının bu hayali karakterden sürekli yakın arkadaşlarına ya da hoşlandığı erkeğe bahsetmesi, veyahut sosyal ağlarda bunu ele güne karşı açıklamasıdır.

elbette ki bilimadamları bunun sebebini de buldu. beynin sol lobunda düşünce ve sinir algılarının aktif olarak çalıştığı bölgede keşfedilen hikotalamus hormon bezinden salgılanan ctr salgısının türk kızlarında hayali erkek yaratma isteği uyandırdığı ortaya çıktı.

çalışma grubu türk kızının beyninin bir kısmındaki sırlar dışında büyük bir kısmını çözmüştür. kıskandırma duygusunun karşısındakini sinirlendirme isteğinin yol açtığı tahmin edilen bir diğer konu ise elbette çoğu türk erkeğinin karşılaştığı araştırmacı journalist tip türk kızıdır. bildiğiniz gibi kızların büyük kısmı sevdiği hoşlandığı aldattığı aldatıldığı terkettiği ya da bir şekilde yolunun kesiştiği erkeği elde etmeyi çabalar. bunu da farklı yollarla denerler. ve konumuz, umursamıyor gibi davranan ama ilgili erkeğin dna sındaki en ufak değişiklikleri bile farkedecek araştırmalarda bulunan kızlar hakkında. bunu yapmaları aslında kadınlık içgüdüsünden gelmekte. ama türk kızını ayıran asıl temel nokta işte burada cereyan etmekte. türk kızı, hakkında 4 cilt bilgi edindiği ve deli gibi hoşlandığı erkeğin çıkma teklifini beklemeye alır reddeder ya da duymamazlıktan gelir. erkek ise büyük cesaretle yaptığı bu tekliften sonra pişmanlık duyar fakat türk kızı işte tam bu noktada erkeğin yüzsüzlük yapmasını, ya da beklemesini ister. ‘iyi hadi sen istiyorsun diye hatrını kırmamak için kabul ediyorum’ vari bir şekilde teklifi 10 gün sonra kabul ettikleri de görülmüştür. eğer erkek kızdan vazgeçmişse bu sefer erkeği içten içe beğenip yakın arkadaşlara ‘aptal kendi kaybetti’ gibi karalama ve hakkında bilgi toplama evresine geçilir. hoşlandığı erkeği elinden kaçırmayı beceren bu kızlarımızın bunu tam olarak neden yaptığı hala araştırma konusu.

ankara’da tubitak’ın altyapısını oluşturduğu ve türk amerikan alman bilim adamlarının katılımıyla kurulan insan ırkı enstitüsü hala bu ve benzer konular üzerine çalışmalara devam etmekte. 

not: son günlerde bu konuyu yakından takip eden bilim ve teknoloji dünyasının önde gelen dergilerinde türk kızının beyninde bir hormon bulunduğu ve bu hormonun şizofrenliğin kökeni olduğu iddia edilmekte.

işbu yazının yazıldığı tarihe kadar olan gelişmeler bunlardır. bu tespit üzerine yazılan geniş 4 makalem geçen ayki tubitak dergisinde yayınlandı ilgilenenler okuyabilir.

unutmayın. bir adım daha yaklaştık sizi anlamaya türk kızları. iyi geceler tekrardan.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s